Dinleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dinleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

うさぎとかめ(Usagi to Kame ) Tavşan ile Kaplumbağa


うさぎとかめ(Usagi to Kame )

Tavşan ile Kaplumbağa


もしもし かめよ かめさんよ

Merhaba kaplumbağa Bay kaplumbağa


せかいの うちで おまえほど

Dünyada senin kadar


あゆみの のろい ものはない

Yürüyüşü yavaş biri yok


どうして そんなに のろいのか

Neden bu kadar yavaşsın?


なんと おっしゃる うさぎさん

Ne söylüyorsun Bay tavşan


そんなら おまえと かけくらべ

Eğer öyleyse seninle yarışalım


むこうの 小山の ふもとまで

Karşıdaki tepeciğin eteklerine kadar


どちらが さきに かけつくか

Hangimiz önce koşacak


どんなに かめが いそいでも

Kaplumbağa ne kadar acele etse de


どうせ ばんまで かかるだろ

Nasılsa akşama kadar sürecek görünüyor


ここらで ちょっと ひとねむり

Burada biraz şekerleme yapayım


グーグー グーグー グーグーグー

Hor hor hor hor


これは ねすぎた しくじった

Çok uyudum, batırdım


ピョンピョン ピョンピョン ピョンピョンピョン

Zıp zıp zıp zıp zıp


あんまり おそい うさぎさん

Amma da geciktin Bay tavşan


さっきの じまんは どうしたの

Az önceki övünmelerine ne oldu?

Japonca Dinleme シンデレラ (Shinderera) Külkedisi



シンデレラ (Japonca)

ある日おばあさんが川で洗濯をしていると川上からカボチャが流れてきました。割ってみると中からシンデレラが出てきました。シンデレラはお城の舞踏会に行こうとしましたがどうもやってないみたいだったので仕方なく犬、猿、キジ を連れて鬼ヶ島に向かいました。シンデレラは鬼ヶ島につきましたが十二時になってしまったので慌てて帰りました。数日後、魔法が解けたシンデレラのところにガラスの靴を持った鬼がやってきましたシンデレラと鬼は末永く幸せに暮らしましたとさ。


Shinderera (Romanji)

Aru hi obāsan ga kawa de sentaku o shiteiruto kawakami kara kabocha ga nagarete kimashita. Watte miruto naka kara Shinderera ga detekimashita. Shinderera wa oshiro no budōkai ni ikou to shimashitaga Dōmo yattenai mitaidattanode. Shikatanaku inu, saru, kiji o tsurete onigashima ni mukaimashita. Shinderera wa onigashima ni tsukimashitaga Jūnitoki ni natte shimattanode awatete kaerimashita. Sūjitsugo, mahō ga hodoketa Shinderera no tokoro ni garasu no kutsu o motta oni ga yattekimashita. Shinderera to oni wa suenagaku shiawase ni kurashimashitatosa.

Külkedisi (Çeviri)

Bir gün büyükanne nehirde çamaşır yıkarken nehrin yukarısından bir balkabağı sürüklenip geldi. Kestiklerinde içinden külkedisi çıktı. Külkedisi kaledeki baloya gitmeyi denedi ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın gitmeyi başaramadı. Köpek, Maymun ve sülünle birlikte şeytan adasına gitmekten başka seçeneği yoktu. Külkedisi şeytan adasına vardı fakat saat on iki oluverdiğinden telaşla geri döndü. Bir kaç gün sonra, büyü çözüldü ve Külkedisi'nin olduğu yere cam ayakkabıyla birlikte şeytan çıkageldi. Külkedisi ve şeytan sonsuza dek mutlu yaşadılar. 

Momotarousan hikayesine bakmak için buraya Tıklayınız.


俺ら東京さ行くだ (Ora Tōkyōsa ikuda) Tokyo'ya gidiyorum


(吉 幾三) Yoshi ikuzō ait olan bu şarkıyla Youtube gezintim sırasında karşılaştım. Klibini, sözlerini çok komik buldum. Bana köyümü hatırlattı. Siz de bu şarkıyı tatilde köye giderken yol boyu dinleyebilirsiniz:) Şarkı ve şarkıcı hakkında küçük bir bilgi. 


Şarkımız 25 Kasım 1984'te yayınlanmış.  Şarkıda Tsugaru lehçesi kullanılıyor bu yüzden bazı kelimeleri anlamakta güçlük çekebilirsiniz.  Kırsal kesimde yaşayanlar, köylerinin o kadar gelişmemiş bir yer olmadığını söyleyerek eleştirmiş ancak İkuzō şarkı sözlerinin gençken memleketi Kanagi'de ( bugünkü Goshogawara ) hayatının nasıl olduğunu anlattığını belirtmiş.


テレビも無ェ ラジオも無ェ

Terebi mo ne rajio mo ne 

Ne televizyon var ne radyo


くるまもそれほど走って無ェ

Kuruma mo sorehodo hashittene

Araba öyle çok gidip gelmiyor


ピアノも無ェ バーも無ェ 

Piano mo ne baa mo ne

Ne piyano var ne bar



巡査毎日ぐーるぐる

Omawari mainichi guruguru

Polisler her gün etrafta dönüp duruyor.


朝起ぎで 牛連れで

Asaogide ushi tsurede

Sabah uyan ineğin peşinden git


二時間ちょっとの散歩道

Nijikan chotto no sampomichi

İki saatlik küçük bir yürüyüş


電話も無ェ 瓦斯(ガス)も無ェ

Denwa mo ne gasu mo ne

Ne telefon var ne gaz


バスは一日一度来る

Basu ha ichinichi ichido kuru

Otobüs günde bir kez geliyor



俺らこんな村いやだ 俺らこんな村いやだ

Ora konna mura iyada ora konna mura iyada

Bu köyden bıktım. Bu köyden bıktım


東京へ出るだ 

Toukyou e deruda 

Tokyo'ya gideceğim. 


東京へ出だなら 銭コァ貯めで

Toukyou e dedanara zeniko a tamede

Tokyo'ya gidersem para biriktireceğim 


東京でベコ飼うだ

 Toukyou de beko kauda

Tokyo'da inek bakacağım


ギターも無ェ ステレオ無ェ

Gitamo ne sutereo ne

Ne gitar var ne müzik seti


生まれてこのかた 見だごとァ無ェ

 Umarete kono kata midagotoa ne

Doğduğumdan beri böyle bir şey görmedim.


喫茶も無ェ 集いも無ェ 

Kissa mo ne tsudoi mo ne

Ne kafe var ne de oturup sohbet edebileceğin bir yer


テレビも無え ラジオも無え

Terebi mo ne rajio mo ne

Ne televizyon var ne radyo


まったぐ若者ァ 俺一人

Mattagu wakamonoa ore hitori

Gerçekten tek genç adam benim


婆さんと 爺さんと

Baasan to jiisan to 

Büyükanneler, büyükbabalar


数珠を握って空拝む

Juzu wo nigitte sora ogamu

Tespihlerini almış gökyüzüne dua ediyorlar.


薬屋無ェ 映画も無ェ

Kusuriya ne eiga mo ne 

Ne eczane var ne sinema


たまに来るのは紙芝居

Tama ni kuru no va kamishibai

Ara sıra resimli hikaye anlatıcıları geliyor


俺らこんな村いやだ 俺らこんな村いやだ

Ora konna mura iyada. Ora konna mura iyada.

Bu köyden bıktım. Bu köyden bıktım


東京へ出るだ 

toukyou e deru da 

Tokyo'ya gideceğim. 


東京へ出だなら 銭(ぜに)コァ貯めで

Toukyou e dedanara zenikoa tamede 

Tokyo'ya gidersem para biriktireceğim  


東京で馬車引ぐだ

Toukyou de basha hiku da

Tokyo'da bir at arabası çekeceğim 


ディスコも無ェ のぞきも無ェ

Disuko mo ne nozoki mo ne

Ne disko var ne röntgencilik 


*(のぞき"nozoki" ayrıca dikizleme şovu anlamı da vardır. "peepshow".) 


レーザー・ディスクは何者だ?

Reza disuku va nanimono da?

Lazer diskte neyin nesi?


カラオケは あるけれど 

Karaoke wa arukeredo

Karaoke var ama


かける機械を見だごとァ無ェ

Kakeru kikai o midagotoa ne

Makinelerin çalıştığını görmedim.


新聞無ェ 雑誌も無ェ 

Shimbun ne zasshi mo ne

Ne gazete var ne dergi


たまに来るのは回覧板

Tamani kuru no wa kairanban

Ara sıra mahalle bildirisi geliyor


信号無ェ ある訳無ェ 

Shingou ne aruwakene

Trafik ışığı yok, olması da mümkün değil


俺らの村には電気が無ぇ

Ora no mura ni wa denki ga ne

Köyümüzün elektriği yok


俺らこんな村いやだ 俺らこんな村いやだ

Ora konna mura iyada. Ora konna mura iyada.

Bu köyden bıktım. Bu köyden bıktım


東京へ出るだ 

Toukyou e deru da

Tokyo'ya gideceğim. 


東京へ出だなら 銭(ぜに)コァ貯めで

 Toukyou e deda nara zenikoa tamede

Tokyo'ya gidersem para biriktireceğim 


 銀座に山買うだ

 Ginza ni yama kau da!

Ginza (Tokyo mahallesi)'dan bir dağ alacağım.


俺らこんな村いやだ 俺らこんな村いやだ

Ora konna mura iyada. Ora konna mura iyada.

Bu köyden bıktım. Bu köyden bıktım


東京へ出るだ 

Toukyou e deru da

Tokyo'ya gideceğim. 


東京へ出だなら 銭コァ貯めで

 Toukyou e dedanara zeniko a tamede

Tokyo'ya gidersem para biriktireceğim 


東京でベコ飼うだ

 Toukyou de beko kauda

Tokyo'da inek bakacağım.






竹田の子守唄 ( Takeda no Komoriuta)Takeda Ninnisi

守も嫌がる 盆から先にゃ 
Mori mo iyagaru, Bon kara saki nya
Bebek bakıcılığından nefret ediyorum. Bon da yakında

雪もちらつくし 子も泣くし
Yuki mo chiratsuku shi, Ko mo naku shi
Kar çiseliyor, çocuk ağlıyor.

盆が来たとて 何嬉しかろ 
Bon ga kita tote, Nani ureshikaro
Bon gelse bile nasıl mutlu olabilirim ki?

帷子は無し 帯は無し
Katabira wa nashi, Obi wa nashi
Giyecek giysim yok, obim yok.

この子よう泣く
Kono ko yō naku, Mori o ba ijiru 
Çocuk ağlıyor bana eziyet ediyor.

守をばいじる 守も一日 痩せるやら
Mori mo ichinichi, Yaseru-yara
Günden güne zayıflıyorum.

早よも行きたや この在所越えて 
Hayo-mo yukitaya, Kono zaisho koete
Hemen eve dönmek, bu yerden aşağı inmek istiyorum

向こうに見えるは 親の家 
Mukō ni mieru wa, Oya no uchi
Karşıdan görülen ailemin evi

向こうに見えるは 親の家
Mukō ni mieru wa, Oya no uchi
Karşıdan görülen ailemin evi


İnsanlar, Burakuminler  konuşurken nefeslerinden rahatsız olduğu için Burakamin halkı ağızlarını örtmek zorundaydı.

Ninni adını da aldığı Kyoto'nun Takeda bölgesinde yaşayan Burakumin ("mezra halkı"), halkına aittir. Burakuminler Japonya'nın kast sistemine bile giremeyen bir topluluktur. Japon geleneklerine göre pis iş olarak görülen meslekleri yaptıkları için ( örneğin; cellatlar, cenaze levazımatçıları, mezbaha işçileri, kasaplar, tabakçılar, cüzzamlılar ya da fahişeler) toplumda insan olarak görülmüyorlardı. Sırf bu sebepten bu topluluktan vergi bile alınmıyordu. Bu sistem Hindistan'daki kast sistemine çok benziyor. Burakamin olan biri bir daha bu topluluktan çıkamıyor. Meslekler babadan oğula geçiyor. Burakumin halkından birinin normal biriyle göz teması kurması, yüzünü göstermesi hele ki temas kurması kesinlikle kabul edilemez görülüyordu. Birine temasta bulunmaları halinde burakamin olmayan biri tarafından temizleme ayini düzenleniyordu. Bu da Budizm'de geçen ejderhalar, insanlar ve insan olmayan tabirinden kaynaklanıyor. 


Samuraylar yeni kılıçlarını denemek için burakuminleri öldürürdü.

Uzun yıllar aşağılanma ve ayrımcılığa maruz kalmış olan bu topluluk günümüzde bile ayrımcılığa uğramaktan kurtulamamıştır. Kanımızı kirletecek korkusuyla dedektif tutarak geçmişini araştıran ve burakamin halkından olduğu için evliliğe izin vermeyen geleneksel aileler günümüzde bile var olmaya devam ediyor. İyi okullara ve üniversitelere girmeleri de oldukça zor ve mezun olduktan sonra iyi şirketlere de giremiyorlar. Davalarda direk suçlu olarak etiketleniyorlar. Japon polisinin sırf burakamin olduğu için suçladığı ve 31 yıl sonra masum olduğu için serbest bıraktığı bir vaka çokta geçmişte yaşanmamıştır.
 Burakaminlerin bu şekilde tespit edilmesinin sebebi ise, normalde gizli olan aile kayıt defterinin ele geçirilerek basılmasından kaynaklanıyor. Japon hükümeti her ne kadar kitabı yasaklamış olsa da yeniden basılmış.  Kolaylıkla internetten erişilebilecek bir kaynak haline gelmiş.


Devlet ayrımcılık için önlemler alsa da  Japonya'nın çözülemeyen toplumsal sorunlarımdan biri olmaya devam ediyor. Japon olmalarına rağmen hala mesleklerinden dolayı ayrımcılığa maruz kalmaları oldukça şaşırtıcı. Daha ayrıntılı bilgi için bu sayfaya ya da Wikipedia'ya bakabilirsiniz.


Ninniden bahsedecek olursak anlatıcı, içinde bulunduğu sefil durumu şarkıya dökerek kendini avutan genç bir kızdır. Genç kız zorla dağın karşısındaki bir köye zengin bir aile için çalışmaya gönderilir. Her gün sırtında bir bebekle çalışırken, memleketine doğru giden dağların siluetine bakarak ailesini hatırlar. Kızın şarkıda bebek bakıcılığından nefret etmesi ve bebeğin ağlayarak onu eziyet etmesi soğuktan ağlayan bebeği susturamadığı için ev sahipleri tarafından azarlanmaktan korktuğu içindir. Kız sırtında bebekle evin diğer işlerini de yapmak zorundadır ve ev sahibi bebeğin sesinden rahatsız olup onu cezalandırmasından korkmaktadır. Her gün zayıflaması ise yeterli yiyecek vermemeleri ve ev sahiplerinden korktuğu için günden güne sararıp solmasından kaynaklanır. Bon gelse bile nasıl mutlu olabilirim ki sözü ise festivalde herkes eğlenirken festivale gidemeyeceği, diğerleri gibi yeni kıyafeti olamayacağı ve evine dönemeyeceği içindir. Genelde eskiden fakir aileler kızlarını para karşılığı zengin ailelere hizmetçi olarak verirlerdi ve çoğu zaman evden ayrılan bir daha geri dönemezdi. Az yemeğe kötü şartlarda çalışırlardı. Bir ninniden çok acıklı bir türkü olabilirmiş.

Şarkının farklı versiyonları da olmuş. Hatta Çinceye bile çevrilmiş. Bazı versiyonlarında maaşlı işçi olarak çalıştığını, evde hasta babasının olduğunu, dönse bile mutlu olamayacağını çünkü ailesinin çok fakir olduğuna dem vurulmuştur. Bana nedense bizde ki "yüksek yüksek tepelere türküsünü" anımsattı. Beni oldukça etkiledi umarım sizde beğenirsiniz.


Çeviri notları

⭐Şarkı Kyoto lehçesiyle söylenmiştir. 

⭐守(mori) Bebek bakıcısı demektir burada bebek bakısı olarak bahsettiği kendi olduğundan ben olarak çevrilmiştir.

⭐在所(zaisho)kelimesinin çevirisi biraz tartışmalı. Normalde konak, memleket, yer, köy olarak geçiyor ancak bazı yerlerde alt üst sınıfı belli eden ayrımcı bir kelime olarak geçiyor.

⭐盆 (Bon) Bon Festivali (Obon ya da Bon), atalarının ruhlarını onurlandırmak için yapılan bir Japon Budist geleneğidir.
 
⭐帷子(katabira)pek çok anlama gelmektedir.
1.Yaz aylarında giyilen kenevir, pamuk, ipek vb. maddelerden yapılmış tek parça kimonodur. 
2.Astarı olmayan kumaş giysiler için kullanılan genel terimdir. Yaz aylarında düz bir palto (noushi) altına giyilir .
*Ancak çeviride daha iyi gözükmesi adına giysi olarak geçmiştir.

⭐早よも行きたや この在所越えて (Hayo-mo yukitaya, Kono zaisho koete) birebir çevirisi; "Hemen gitmek ve bu yerin ötesine geçmek" şeklindedir.
 


Animeyle Japonca Öğren

           


はい? 

    Hai?  

はい?: Ha? Pardon? Bu da ne? 


ママ どっち? 

Mama dotchi?

ママ: Anne 

どっち/どちら:Nerede  


おうち どっち?

O uchi dotchi?

うち: Ev 

:Onursal/Kibar/Alçakgönüllü önek


ママ ママ

Mama mama

ママ:Anne


ママどこか知ってる?

Mama doko kashitteru?

どこ: Nerede

:Soru eki

知る(Shiru):Bilmek


はあーびっくりしたあ

Hā bikkuri shitaa

はあ:Va! Ha! 

びっくりする:Şaşırmak, Korkmak


こっ こわあー!

Ko kowā!

こわい:Korkutucu,ürkütücü, korkunç


うち かえる

Uchi kaeru

かえる/帰る:Eve gitmek/dönmek


うち どこー

Uchi doko

うち:Ev

どこ:Nerede


うち、 しってる?

Uchi, shitteru?

うち:Ev 

知る(Shiru):Bilmek


おなか、すいたー

Onaka, suita

おなかがすく:Acıkmak

おなか: Mide,Karın

空く(すく):Boş olmak


うち わかんない

Uchi wakannai

 分かんない(わかんない): Bilmemek, anlamamak

分かる(わかる): Anlamak, kavramak, bilmek



きみも うち わかんないんだね

Kimi mo uchiwakannainda ne

きみ:Sen 

:De, da

:Değil mi? (parçacık)


ころんでも、じぶんで おきるんだよ

Koron demo,jibun de okirunda yo

転ぶ(ころぶ):Düşmek 

でも:Bile

自分で(じぶんで):Kendi kendine

起きる(おきる):Kalkmak


おかあさん

Okāsan

お母さん(おかあさん):Anne


ねこ、 ころんでいる

Neko koronde iru

ねこ(猫):Kedi


たいへん、どうしたのかしら

Taihen,Dōshita no kashira

たいへ(大変): Yazık, Çok kötü

どうした:Ne oldu

かしら Acaba, Merak ediyorum, Olabilir?



おなじ話 (Onaji Hanashi) Aynı Konuşma



おなじ話 (Onaji hanashi ) Aynı Konuşma

ハンバート ハンバート(Hanbāto Hanbāto) HUMBERT HUMBERT


どこにいるの?

 Doko ni iru no?

 Neredesin?


窓のそばにいるよ

 Mado no sobani iru yo

 Pencerenin yanındayım

 

何をしてるの?

 Nani o shiteru no?

Ne yapıyorsun?

 

何もしてないよ

Nani ni mo shitenai yo

Hiçbir şey yapmıyorum

 

そばにおいでよ

Sobani oide yo

Yanıma gel

 

今行くから待って

İma iku kara matte

Şimdi geliyorum bekle

 

 話をしよう

 Hanashi o shiyou

 Hadi konuşalım

 

 いいよ、まず君から

  İi yo mazu kimi kara

 Tamam ilk sen

 

どこにいるの?

Doko ni iru no?

Neredesin?

 

君のそばにいるよ

 Kimi no sobani iru yo

Senin yanındayım

 

何を見てるの?

 Nani o miteru no?

Neye bakıyorsun?

 

君のこと見てるよ

Kimi no koto miteru yo

Sana bakıyorum

 

どこへ行くの?

 Doko e iku yo?

Nereye gidiyorsun?

 

どこへも行かないよ

Doko e mo ikanai yo

Hiçbir yere gitmiyorum

 

 ずっとそばにいるよ

 Zutto sobani iru yo

 Her zaman yanında olacağım

 

 それから

 Sorekara

 Bundan sonra

 

 僕も君を見つめ

 Boku wa kimi o mitsume

 Ben de seni izleyeceğim

 

それから

Sorekara

Bundan sonra

 

 いつもおなじ話

 İtsumo onaji hanashi

 Hep aynı konuşma

 

どこにいるの?

 Doko ni iru no?

Neredesin?

 

となりの部屋にいるよ

Tonari no heya ni iru yo

Yan odadayım

 

何をしてるの?

 Nani o shiteru no?

Ne yapıyorsun?

 

 手紙を書いてるの

 Tegami o kaiteru no

 Mektup yazıyorum

 

 そばにおいでよ

 Soba ni oide no

 Yanıma gel

 

でももう行かなくちゃ

 Demo mō ikanakucha

Ama artık gitmek zorundayım

 

 話をしよう

 Hanashi o shiyou

 Hadi konuşalım

 

それから

Sorekara

Bundan sonra

 

 君は僕を見つめ

 Boku wa kimi o mitsume

 Ben seni izliyorum

 

 それから

 Sorekara

 Bundan sonra

 

 泣きながらわらった

 Nakinagara waratta

 Ağlarken güldüm

 

 それから

 Sorekara

 Bundan sonra

 

 君は僕を見つめ

 Boku wa kimi o mitsume

 Seni izliyorum

 

 それから

 Sorekara

 Bundan sonra

 

泣きながらわらった

Nakinagara waratta

Ağlarken güldüm

 

さようなら

Elveda

Sayōnara

 

ゆうべ夢を見たよ

Yūbe yume wo mita yo

Dün gece bir rüya gördüm

 

さようなら

 Sayōnara

 Elveda

 

 いつもおなじ話

 İtsumo onaji hanashi

 Hep aynı konuşma

Küçük bir not: Şarkıda geçen diyaloğun ölen eşinin fotoğrafıyla konuşan bir adama ait olduğu ve her gün aynı konuşmayı yaptığıyla ilgili bir yorum vardı.

Copyright Gosuke © 2016. Blogger tarafından desteklenmektedir.